Aldatma Psikolojisi



 
      Tanım olarak, iki kişi arasındaki birlikte, taraflardan birinin 3.kişi ile yaşanan; duygusal ,fiziksel  eylemler ve söylemlerdir. Aldatılma için somut göstergeler; yazılar, temaslar,ifadeler ve davranışlardır.  Eğer somut göstergeler yok ve sadece hissediş var ise bu sadakatsizlik olup aldatmanın doğasını gösterir.

      Aldatmanın psikososyal dinamikleri arasında, aşırı yüceltilmiş karşı cins ve buna ulaşamamanın verdiği acizlik duygusu olabilmektedir. Genelde bayanlar tarafından  tercih edilmeyen biri evlendikten sonra tercih edildiğinde bilinç altındaki duygular depreşir ve elde etme düşüncesi harekete geçer.

       Aynı zamanda kadına değer vermeyen, çok sık sevgili değiştiren birinin de aldatması bir oyun ve heyecandan başka anlam taşımaz.

    Aldatmanın nedenleri üzerine kafa yormuş olsak da belirtmeden önce şunu belirtmeliyim:  hiçbir ayrılık nedenin kabul görür yanı yoktur. Yani kişinin neden yaptığının kabul edilebilirliği tartışılmaz olmaktadır.

 

  • Eşin cazibesini yitirmesi.
  • Hamilelik veya hastalıklı bir dönem
  • Sık görüşememek ve mesafe
  • 30 yaş sendromu ve 40”lı  yaşlara girerken (bu dönemler varlığını,duygularını ve bedenini gözden geçirme sürecinin yoğun olduğu dönemdir.
  • cinsel sorunlar
  • ilişkide  iletişim sorunları
  • Çocuğun doğumu ile ilginin çocuğa yönelmesi ile değersizlik duygusu yaşamak.
  • Şiddet görmek
  • intikam
  • Yeni bir başlangıç yapmak  ve kendilik değerini test etmek için aldatmak(halen ilgi çekici miyim, arzu ediliyor muyum ?)
  • Son madde olarak tekrar belirtmek gerekir ki neden olabilir ama kabul görülmez.

      Aldatmak, evliliklerin bitiminde en çok ilk üç madde arasında bulunmaktadır. Aldatma olayını doğru göremeyen ve süreci doğru sürdüremeyen tarafların  % 75 ,i ayrılmış veya boşanmıştır. (Z.Sungur) Aldatma sonrası, ilk öğrenilmek istenen “neden yaptı” sorusudur. Aslında herkes yaşadığı ve yaşattığı travmanın gerçek nedenini bulmak-bilmek ister. Kişi de bazen nedenini bilmeden aldatır. Ta ki derin sorgulamalar veya danışman desteği ile bunu bulana kadar. İşte sorun,nedeni bulurken aldatılanın nedeni, kendine mal etmemesidir. Neden ne olursa olsun aldatılan kişi, suçluluk içinde değildir.

 

Aldatılan Kişinin  Durumu ve Yaşadıkları

ü      Aldatılacak kadar basit miyim?

ü      Demek ki hak ettim

ü      Kocamı kazanmak için artık her dediğini yapmalıyım

ü      Aptalım

ü      Bana bunu yapanı affetmem.

ü      Ben de onu aldatacağım

ü      Depresyona girmek

ü      Ayrıca evliliğin bitmemesi için aldatanlar da var. Mesela evliliğinde yaşadığın problemlerin stresini ve  kaybettiği enerjiyi başka kişiyle yaşayan ve sorunlarının çözümüne destek alan kişi bu sayede evliliğin de stresine karşı koymakta ve evliliğini sürdürmektedir

ü      Güvensizliğin yarattığı düşünceler ile , her şeyden şüphe etmek. Eşinin her şeyini bilmek istemek- incelemek.

ü      Bütün erkekler/kadınlar ayın önyargısı ile tavrını genelleştirmek

ü      Yaşadığı acıyı azaltmak adına rast gele yada  normalde istemeyeceği biriyle cinsellik/duygusallık yaşamak

ü      Boşluk,yalnızlık ve çaresizlik duygularını yaşamak

ü      Ailesine yakınlaşmak

 

         Aldatılan kişi, kendisine yapılan  olayı ,içselleştirerek kendisinden kaynaklandığını düşünür. Ama yapılan araştırmaların sonucunda da % 100 aldatmanın nedeni bulunamamıştır. Yukarıdaki nedenler ise ihtimallerdir..

Aldatılan kişi, kayıp ve ölüm travmasına benzeyen travma yaşar.  Bu nedenle ağır ve destek isteyen bir süreçtir.Nasıl davranmalı kısmı ise az sonra

Aldatan Kişinin  Durumu ve Yaşadıkları

v     Suçludur.

v     Kendine inanamaz.

v     Kendini savunamaz. Bu nedenle bu konuların açılmasından korkar-gerilir.

v     Eşine suçluluk duygusundan dolayı devamlı taviz verir

v     Utangaçtır. Başka insanların bilmesinden kaygılanır.kaygı ve depresyon görülebilir.

v     Umutsuzdur. Bu evlilik artık toparlanamaz. Mahvettim gibi..

v     Bir an önce sürecin normalleşmesini ister.

v     Hep açıklama yapmaktan bıkmıştır.

         Genel düşünce aldatan kişinin bu durumdan büyük zevk  aldığı düşüncesi olsa aslında ,olay yaşanırken bir çatışma ve mutsuzluk hakimdir. Çünkü başına gelmesini istemediği bir şeyi yapmaktadır. Bu nedenle aldatma ortaya çıkarken aldatan kişinin de ruh halinin sağlıklı olmadığını unutmamalıyız.

ÖNERİLER VE YOL HARİTASI

  • Aldatan eşin yalansız bir şekilde olayı anlatması ve  tüm sorumluluğu üzerine alması.
  • Aldatma anlatırken varsa yaşanan cinselliğin detaylarına girilmemesi ve aldatılan tarafın bunda ısrar etmemesi gerekir. Çünkü anlatılması halinde zihinde senaryolaştırma ve filmleştirme ile sorunun çözümü zorlaşır.
  • Olayın başında;

 -ayrılmak,kararsızlık veya ilişkiye devam kararlarından birini vermeden önce, önce olayı öğrenmeye çalışın. İstediğiniz kararı yine verebilirsiniz.

  • Sorunun çözümüne, anlaşılmasına ve olağan sürece geçene kadar aldatılan tarafın onayı ve rızası olmadan cinselliğin yaşanmaması
  • Soruları sorarken,  ne zaman başladı,neden bitirmedin, cinsellik var mı, duygusallık var mı,tehdit edici bir durum var mı, önlem alınması gereken bir durum var mı? Soruları ağırlıklı kullanılmalıdır.
  • Aldatan kişi 3.kişinin iletişim ve adres  bilgilerini vermemelidir.

     Eğer aldatıldıysanız,

  •  eşinizle duygusal,cinsel ve paylaşım bağlarını konuşun. Bunları olay netlik kazanana kadar  devam etmeyeceğini ortaklaşa kararlaştırın.
  • Devamlı sorgulamak yerine zaman dilimi belirleyin.
  • Bütün detayları öğrenmeye çalışmayın.
  • Sizin bunu fark edememeniz beceriksizliğiniz değil, güvenmenizin göstergesi olduğunu unutmayın.
  • Evliliğinizi ve kendinizi suçlamak yerine, bunun bir evlilik sorunu ve eşinizin tutumu olduğunu unutmayın.
  • Kendinizi başkasıyla kıyaslamayın.
  •  Benden güzel olsaydı  gam yemem demeyin.  Sizden güzel olsaydı daha üzülürdünüz.
  • Eşinizi devamlı kontrol etmeyin. Maillerini telini cüzdanın karıştırmayın. Bu ilişkinize  yapıcı bir katkıda bulunmaz.
  • Eğer iletişimle sorunu çözemiyorsanız karşılıklı anlaşarak birbirinize mektup yazın.
  • Eşinizin aldatmasına onu  aldatarak cevap vermeyin. Size sadece suçluluk hissettir. Sonraki zaman diliminde  bu davranışınız sizi hep rahatsız eder.
  • Olayın hemen ertesinde hiç bir şey olmamış gibi davranmak yerine, baş başa uzun zaman dilimi içinde olayın detaylı konuşulması,
  • Aldatılan eşin olayı tam öğrenmeden herkese açmaması ve bu olaydan dolayı eşine karşı alınacak tavır ve tepkileri hesaplaması.
  • Çocuklara anlatırken, aldatan tarafı suçlamak ve cezalandırmak olarak değil, durum hakkında bilgilendirmek olarak açıklanması.. Aslında çocuklara anlatırken uzman desteği önemlidir.
  • Yine çocuklara anlatırsa şayet; eşlerin aynı şeyleri söylemeleri veya beraber söylemeleri önerilir.
  • Çok acı bir  süreçti fakat geride kaldı diyebilmek. (M.Sungur ). Kabullenmeyi gurursuzluk ve çaresizlik olarak değil, güçlü olabilmek olarak da düşünmeliyiz.

 

Aldattıysanız;

  •  
    • Aldatma olayını olduğu gibi anlatın ve tüm sorumluluğu üzerinize alın.
    • Aldatmanızı,eşinize mal edecek nedenlere dayandırmayın.
    • Sessiz kalmak yerine, sorulara açık ve samimi cevaplar verin.
    • Evliliğiniz/ilişkiniz  hakkında net konuşun.
    • Sürecin iyileşmesi adına her şey yapmaya hazır olduğunuzu ona bildirin.
    • Eşinizin size güvenmemesine saygı gösterin. Hemen güvenmesini beklemeyin.
    • Aniden sevgi göstergelerinde bulunmayın. İnandırıcı değildir.
    • Mümkün olduğunca, aynı evde yaşamaya devam etmek, çocukların sorumlulukları, ev işleri, cinsellik gibi konularda baskı yapmayın ve eşinizle uzlaşın.
    • Benden ayrılamaz ne de olsa demeyin.  Size muhtaç olduğunu düşünerek olayı ört bas etmeyin. Aksi taktirde intikam duygusunu perçinlersiniz.

o      Eğer eşi gerçekten pişman olmuşsa, kadın da 'aramızdaki sevgi bağını artırmak için ne yapmalıyım?' diye düşünmeli. İnsan değerli bir şey kaybettiği zaman onu hemen unutmaz, tekrar bulmaya çalışır. Evlilik de böyle. Aldatan eş, yere düşen mücevher gibidir. Mücevheri yere düştü diye çöpe atmak yerine, yerden alıp temizlemekte fayda var. Ancak kadın, aldatan eşini affederken, ona mutlaka 'bir daha yaparsan sonuçları evliliğimiz için kötü olacak' mesajını vermeli. Çünkü aldatan erkeğin hemen affedilmesi, hiçbir şey olmamış gibi davranılması; onun bu olayı 'bir şey olmadı' şeklinde yorumlamasına ve aynı hatayı tekrarlamasına neden olur. (N.Tarhan)

 

         Aldatmalar travma etkisi yaratır. Ama ilginç olan şudur ki, bazen aldatma olayından sonra evliliklerin daha sağlıklı yürümeye başladığı, bağlılık  duygusunun arttığı, sorunların bu tip travmadan sonra netleşip çözüm için ortak hareket edildiği tespit edilmiştir. 

     Aldatma, sadece kötü evliliklerde olmaz. Dediğim gibi aldatılma ,sizin dışınızdaki nedenlerden de olabilir  size dayandırılmış da olabilir. Ama aldatılan kişi ilişkisini veya evliliğini bitireceği gibi, devam da ettirebilir. Her aldatma boşanmayla bitmiyor.

                      Aldatılmanın sosyal boyutuna kısaca bakarsak, erkekler arasında pekiştirilen, övünülen,bir güç ve beceri  göstergesi olarak kabul edilen bir davranış olması, aldatmayı nicel olarak destekler.sanal aldatmayı  aldatmadan saymalıyız bu çerçevede. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih Coğrafya Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğrencilerinin gerçekleştirdiği, 'Evlilik ve Sadakat' konulu araştırma, sanal flört ve sanal seksin, en yaygın aldatma biçimi haline geldiğini doğruluyor. Hatta kimi zaman hayatlarına sadece renk katmak için cinsel tatmini internette arayanlar, fiziksel bir temas söz konusu olmadığından, bu yaşananların aldatma ya da sadakatsizlik olmadığını düşünüyor.

  Ayrıca, bayanlar içinde ise aldatma, yeni heyecan ve kendini kanıtlama olarak algılanmaktadır. Genç sevgili yapmak, duygusal boşluğunu doldurmak, halen beğenildiğini test etmek de sosyal anlamda desteklenen göstergelerdir.

 

SERHAT YABANCI

Psikolojik danışman- Çocuk Aile Danışmanı

 İletişim Ve Destek için:

05055400977

05348747622

021653713383

serhatyabanci@hotmail.com

  EK MAKALE  2-

ALDATMANIN PSİKO,-SOSYAL ANALİZİ
Aldatma bir bağlanma sorunudur. Özellikle narsist tepkiler gösteren insanlarda fazla görülür.Kendini daha yüksek gören,eşinden üstün olduğunu gören ve ya toplumda öyle yorumlar alan kişiler aldatmaya daha yakın görürler kendini.
Aldatma,yüzyıllar boyu toplumlarda hep ateşini korudu. Peki ne oldu da son zamanlarda bu kadar gündeme oturdu,bu kadar çok duymaya başladık. Aslında her ne kadar toplumda gizli kalmış gibi görünse de kadının iş hayatına girmesi, güç kazanması, erkeğe karşı çıkma gücünü bulması ile aldatma kelimesini çok fazla duymaya başladık. Eşini kaybetmemek için göz yuman, boşanacak yada karar alacak gücü bulunmayan kadınlar,erkek egemen toplum yapısının erkeğe birden çok eşlilik hakkı vermesinden kaynaklanan sosyal nedenler gibi etmeler aldatmayı hep ya gizli kıldı ya da meşru kıldı.
Aldatma durumunda gerek kadın gerek erkek olsun çoğunlukla hemcinsi ile aldatır. Konu analizine geçmeden önce bir fıkrayı paylaşmak istiyorum.
Uluslararasi ölçekte bir kadin arastirmasi yapan sosyolog, dünyanin çesitli ülkelerinde kadinlara bir soru sormus.
Kocanizi baska bir kadinla yakalarsaniz ne yaparsiniz???
Soruya ülkelere göre verilen yanitlar ise söyle olmus:
Isveçli : Neyimi begenmedigini sorarim.
Rus : Evi terk ederim.
Fransiz : Sesimi çikarmam, sevgilime gider beni teselli etmesini isterim.
Italyan : Kadini vururum.
Ispanyol: Kocami vururum.
Yunanli : Her ikisini de vururum.
Türk : Benim kocam yapmaz!
Aldatmanın tek bir tanımı yok aslında. Ve kişi aldatıldığında adını koymak, nedenlerini koymak,çözmek ister. Aldatmak mı-sadakatsizlik mi?, bir kereden bir şey olmaz,duygusal olmadığı sürece sorun yok,görüşebilir ama önemli olan sevmesin,konuşsun ama dokunmasın vs. gibi çok çeşitli yorumlar ve
açıklamalar duyuyorsunuz. Esas sorun kişinin yaşadığı durumu nasıl algıladığır.
Tanım: benim kişisel aldatma tanımım var. Araştırmalarımda ortak tanım yok . ama biraz iddialı olacak ama : FİZİKSEL VE DUYGUSAL ANLAMDA PARTNERİ DIŞINDAKİ BİRİYLE GEREK YAŞAM VE GEREK ETKİNLİK OLARAK YAPILAN TÜM ÖZEL PAYLAŞIMLARA ALDATMA denir. Aslında aldatmanın tam olarak tanımlanmaması, kişinin algılamasıyla alakalıdır. Aldatma çeşitlerine bakalım:
*sanal aldatma: son 10 yılda patlama gösteren aldatma çeşididir. Evet aslında sanal cinsellik, sanal duygusallık birer aldatmadır. Sonuçta hayatınızda biri var ve siz başkası işe özel paylaşımlarda bulunuyor iseniz bu aldatmaya girer.
*duygusal Aldatma: bu tip aldatmalar ağırlıklı olarak çatışma içindeki bireyin psikolojisini yansıtır. Yani kafasında oturtamadığı, ortamın uygun olmadığı,karar almak yerine heyecanı yaşamak amaçlıdır.uzaklık,merak,ilişkisindeki mutsuzluk,hayranlık gibi etmenler duygusal aldatmayı doğurur. Ağırlıklı olarak kadınlarda görülür.
* sosyal aldatma: bu kavramı bilim tarihine ben koyarak yeni bir tanım yapıyorum.sosyal aldatma, zaman geçirmek, sorunların paylaşımı,fikir alışverişi arada görüşmek.tabi fiziksel ve duygusal paylaşımlar da sonunda olabilmektedir. Fakat genelde boş zamanlar için beraberlik ve iletişim ağırlıklıdır.
Cinsel aldatma: ağırlıklı olarak sadece cinsellik amaçlı ilişkileri kapsar.
Aslında kişi eşiyle her türlü cinselliği üst düzeyde de yaşasa cinsel aldatma olabilir peki neden? Bu toplumda kadını elde etmek erkek için her zaman bir güç ve kendini kanıtlamak olarak algılanmıştır. Özellikle erkekler arasında en güzeli, en zoru elde etmek, erkeğin prestijini gösterir. Hepsi için iddia edilmese de böyle büyüyen bir Türk erkeği ister istemez (biyolojik yapı hariç) her zaman aldatmaya hazır hissedebilir kendini.
İNSAN NEDEN ALDATIR.?

KOZ:Erkek psikolojisi, hormonal yapısı gereği cinselliği ilişkide temel dinamik olarak görür. Bize genel danışanlarımızda ve ailelerimizde de gördüğümüz kadarıyla erkeklerin en çok şikayetçi oldukları nokta cinselliktir. Ayrıca cinselliğin silah olarak kullanılması. Erkeğin aldatmasının altında,eşinin bu durumu koz olarak kullanması nedenlerden biridir. Erkek cinsellik için boyun eğmemek için,ayrıca
kendini muhtaç hissetmemek için aldatma girişiminde bulunur. Aynı şekilde kadının da erkeğin koz olarak kullandığı,ilgi ve sevgisine karşı aldatma girişimde bulunması kaçınılmazdır.

NASILIM? kişi her yaşta güçlü ve beğenildiğini hissetmek ister. Psikolojik anlamda iyi hissetmek için aldatmak kaçınılmaz olabilir. Özellikle kendinden küçükler ile bu olayı gerçekleştirmeleri daha mutlu eder. Kadınlarda özellikle ilerleyen yaşlarda ve menopoz dönemi ve yakın zamanlarında genç partnerler ile aldatma yaşanır. Yaşlılığı kabul etmek istemeyen, kendini kanıtlamak isteyen,özgüven kazanmak isteyen erkek ve kadınlarda görülmesi sıktır.

PSİKOLOJİK : Kişi kendini mutsuz,önemsiz,değersiz hissettiğinde başka birinden değer görmesi onu mutlu eder. Özellikle depresyonda olan erkek ve kadınların daha çok aldattıkları, hem değer görmek hem de halen ilgi çektiğini görmek depresyonda olanlarda olumlu etki yapmaktadır. Yani bir nevi, antidepresan etkisi. Magazinsel basında da çok sık görüyoruz. Belli yaşlardakilerin genç sevgili yaparak yaşlarını görmezden gelmek ve kendilerini beğeniliyor olarak görmek için yapılan bir davranıştır.
Fakat doğum sonrasında ve depresyonda iken aldatılma daha fazladır. Kişi eşinden istediği ilgi ve cinselliği bulamadığı için aldatma nedenleri artar.
Aldatan kişi yakalanmadığı sürece davranışa devam eder. Aldatan kişi sonuçlarını hep düşünür aslında ama içsel çatışmayı da aşamaz. Genelde aldatma sonrası vicdani rahatsızlık oluşur. Akabinde de suçluluk duygusu ortaya çıkar. Bazen kişi kendini daha iyi hissetmek için eşinin/sevgilisinin hatalarını arar. Sanki bedelini ödetmiş düşüncesiyle o hata yaptıkça kişi kendisini daha iyi hisseder. Aldatmalarda kişi aldatmanın nedenini kendisi dışında başka nedenlere dayandırdıkça kendisini daha iyi hissedeceği için, devamlı eşinin veya partnerinin hatalarını görmek ister. Aksi taktirde eşinin mükemmel olması, aldatanın vicdani rahatsızlığını daha da arttırır.
Aldatmanın etkileri: aldatılan kişi, kendini yetersiz ,beğenisiz,ilgi çekmeyen biri olarak görür. Bu durumda öfke, dokunmak istemeyen,haksızlığa uğramış biri olarak kendini görür. Aldatılan kişilerde “keşke”ler çoktur. Harcanan emek,zaman,fedakarlık,sadakat vs. tümü film gibi geçer. Aynı zamanda kişi aldatanı aldatma girişiminde de bulunur.asıl amaç aldatmak değil, intikamdır. Kana kan yöntemi.
Aldatmalarda kişinin cinsel ve duygusal anlamda doyuma ulaşmaması sadece bir neden değildir. Tatminsizlik yetmez.Çocukluğundan itibaren değersizlik duygusu içinde büyüyen biri uygun ortamda bunu tatmin etmek için aldatabilir. Bazen kişi bir anlık heyecan için de bunu yapabilir.
Aldatan insanlar aslında kötü insandır diyemeyiz. Bunu bir suç olarak değil hata olarak görmek daha doğru bir tanımdır. Fakat esas olan, dışarıdan bakıldığı gibi olması değil, aldatılanın ne hissettiğidir. Yani aldatılma olup olmadığı, aldatılanın rahatsız oluşuyla paraleldir. Siz ne kadar çok rahatsız iseniz, o olay o kadar çok aldatmadır.
Kabulleniş: aslında bilinen bir aldatılmada da kişi sonuçlarını ve ağır psikolojik etkilerini kaldıramayacağını düşünerek görmezden gelir ya da reddeder. Bu durum ileriki yıllarda pişip pişip yenir. Yani yeri ve zamanında verilmeyen bir tepki, büyüyerek ve psikolojik rahatsızlıklara yol açarak gösterir kendini. Mesela yapılan araştırmalarda, aldatılmanın temel bir depresyon nedeni olduğu tespit edilmiştir. Böyle durumlarda uzmandan destek almak gerekir.
Aldatan kişi evli ise, genelde evliliğini riske sokmayacak, kendisinden çok şey beklemeyecek birini arar. Gerek kadın ve gerek ise erkeklerde bu kaçınılmazdır.bir yandan kendisini ve geleceğini garantiye alan evliliğini korumak ,bir yandan da şu anı mutlu yaşama isteği ağır basar. Esasında ise mutluluğu dışarıda aramak ve sonu olmayan anlık zevkler yerine evliliğini iyileştirmektir.
Taraflardan birinin sosyal-ekonomik düzeyinin yükselmesi de aldatmayı doğurabilir. Eşlerden biri kendini ulaşılmaz gördüğü zaman diğer eş ,bunu aldatma ile aşmak isteyebilir.
Magazinsel basında aldatmalar, birer kötü örnek olmakla beraber özendiricidir.genelde aldatanın aldattıktan sonraki mutlu hayatı hep verilir. ( pınar Altuğ, hüsnü şenlendirici, Cem hakko,kaya ç.oğlu gibi.) aslında verilen haberlerde aldatılanın yaşadıklarına da değinilmiş olunsa ve aldatanlar yüceltilmek yerine eleştirilmiş olsa özendirici etkisi azalabilir. Kocasını yada karsını aldatan birinin ertesi gün canlı yayına çıkıp hiçbir şey olmamış gibi program yapması düşündürücüdür.
Her aldatma ilişkiyi bitirir mi?
Kişinin yaşadığı duygusal durum,problemin çözülme durumu, partnerinize olan güveniniz,ilişkiyi koruma ve kurtarma isteğiniz birer yol haritasıdır. Önemli olan bitirmek yada bitirmemek değil,sorunun çözümüdür. Ayrıca aldatılan bir kadının feminist bir kadından alacağı en büyük öneri”ayrıl”dır . bu nedenle doğru kaynaklardan faydalanmak gerekir.



Neler yapılabilir?
o Şüphelendiğinizde kurgu yapmak yerine, uygun bir ortma ve ses tonuyla partnerinizle konuşun.
o Hissettiklerinizden bahsedin. Suçlamak ve hesap sormak sadece savunma yaratır.
o Eğer aldatıldığınız kesin ise, bunu onunla konuşun. Nedenlerini ve açıklamasını dinlemeden karar vermeyin.
o Olayı 3. kişilere anlatmadan önce, kendi aranızda çözmemiz gerekir. Sonuçta ayrılmasanız bile artık insanlar sizi eleştirecektir. “neden halen berabersin, daha ne yapmasını bekliyorsun…. Vs.” duyumlar ilişkiye devam etseniz bile sizi rahatsız edebilir.
o Aldatılan kişi, her zaman suçu kendinde aramamalıdır.
o Aldatmak, bir cinsiyet özelliği değildir.kişinin yetişme tarzı, çocukluğu,sosyal yapının özelliği,evlilikte veya ilişkiden beklentisi bunu belirler.
o Söz mükemmel bir eş olsanız bile eşinizin sizi aldatması ,onun sorunu ve özelliğidir.
o Erkeğin büyütülürken annesi tarafından “aslan oğlum” istediğini yap,sana kız mı yok” gibi telkinleri sadakati azaltır. Hep alternatifi olduğunu düşünür. Hep daha iyisini bulacağını düşünür.
o Aldatma bir bağlanma ve bütün olma sorunudur. Bazen sizin hiçbir sorununuz olmasa da aldatılabilirsiniz. Bu durum sizin dışlındadır. Kendinizi suçlamanız sonucu değiştirmez.
o Eğer eşinizi aldatınız,tekrar yapmayacak ama pişman iseniz bunu eşinize anlatmayın. Sadece kendinizi sorgulayın.
o Sizi aldatan aslında diğer kişiyle evli olsa,onu da aldatır. Ayrıca burada sorun kişinin aradığı özel bir şey olmadığıdır.
o Devamlı olarak aldatıyor iseniz sizin ve eşiniz için en sağlıklısı ayrılmaktır. Zaman ilerledikçe hem kendi hem de eşinizin ruh sağlığını bozabilirsiniz.
o Eşiniz sizi aldatmış olsa bile bunu çocuklarınız ile asla paylaşmayın.
o Aldatılmış olsanız bile intikam için aldatmayın. Bu sizin için ileride büyük değersizlik duygusu oluşturur.
o Eğer eşinizi aldatıyor ve bununla mutlu oluyor iseniz, kendinizde değersizlik temelli duygularınız mevcuttur. Temelde kendini değersiz hissedenler belli aralıklarla geçici değer görmeler ile bunu kapatmaya çalışırlar.
o Aldatma resmi olarak boşanma nedenidir. Cezai olarak ise hem aldatan hem de buna neden olan kadına (3.kişiye) geçen haftaki bir kararla ceza verilmektedir.
o Aldatmak, bir düşünce ve yaşayış şeklinin göstergesidir. Yani ya istediğiniz gibi yaşamıyor yada yaşadığınızı istemiyorsunuz.
 

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !